İSG Katip Giriş
2014 yılında iş kazalarında ölen işçi sayısı, 2013 yılına göre %50 arttı…

2014 yılında iş kazalarında ölen işçi sayısı, 2013 yılına göre %50 arttı… iş güvenliği HAYAT kurtarır

İş kazaları ve meslek hastalıkları ülkemizde ve dünyada büyük kayıplara neden olmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü kaynaklarına göre 2.8 Milyar işgücü olan dünya da her yıl 340 milyon iş kazası meydana gelmekte ve bu iş kazaları neticesinde iki milyon civarında çalışan hayatını kaybetmektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) 2013 Yılı İşçi Görünümü Raporu verilerine göre dünyada;

* 1,1 milyar işçi günlük 4 dolara çalışıyor.

* 50 milyon kadın ev işçiliği yapıyor.

* 168 milyon çocuk işçi var.

* 232 milyon kişi memleket ve ülkelerini terk etmiş göçmen işçi olarak çalışıyor.

* Her dakika ise 4 işçi, iş kaynaklı hastalık veya kazalardan dolayı hayatını kaybediyor.

Ülkemizde de her yıl yüz bine yaklaşan iş kazası ve bunların neticesinde iki bin civarında işçi hayatını kaybetmektedir. Bu kayıplarımızın yanında, iş kazası ve meslek hastalığının yıllık ülkemize maliyeti 10 milyar dolar civarındadır.

 

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’ne göre 2014 yılında 1886 çalışan hayatını kaybetti. Soma, Torunlar, Ermenek, Yalvaç, Yığılca faciaları 2014 yılındaki iş kazalarından birkaçı…

2014 yılında ölen işçi sayısı, 2013’te ölen işçi sayısının %50 fazlasına ulaştı. Geçen yıl 1235 işçi hayatını kaybederken bu yıl 1886 kişi iş kazalarında can verdi. İSİG Meclisi’nin açıkladığı rapor, 2002’den bu yana en çok işçi ölümünün geçen yıl gerçekleştiğini ortaya koydu. Rapora göre yaşamını yitiren 1886 işçiden 29’u meslek hastalığı nedeniyle can verdi. İşçilerin 423’ü inşaatta çalışırken, 386’sı madende iş esnasında, 309’u ise tarım işkolunda emek harcarken hayatını kaybetti. Trafik ve servis kazası nedeniyle ölen işçi sayısı ise 421 olurken, zehirlenme ve boğulma nedeniyle 395, düşme nedeniyle ise 298 işçi can verdi.

İşçiler, kamu çalışanları, doktorlar, mühendisler, iş güvenliği uzmanları ve akademisyenlerin çalışma mesailerin dışında gönüllülük esaslı olarak biraraya gelerek oluşturduğu İSİG Meclisi’nin raporunda ölen işçilerin 54’ünün çocuk olması dikkat çekti. 2014’te emekli ya da emeklilik çağında çalışırken hayatını kaybeden işçi sayısı 331 oldu. Ölen işçilerin 132’si kadın, 53’ü ise göçmen. Geçen yıl itibarıyla Manisa’da 343 işçi, İstanbul’da 198 işçi ve Kocaeli’nde 67 işçi iş kazası nedeniyle can verdi. Raporda sadece Aralık ayında ise 127 işçinin hayatını yitirdiği açıklandı.


isig

 

2014 yılında iş kazalarında ölen işçi sayısı NEDEN 2013 yılına göre %50 arttı?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in Kasım 2014’te CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun iş kazalarına ilişkin soru önergesine verdiği cevapta 2013’te ölen işçi sayısı 1,235 olarak açıklamıştı. Bakan Çelik’in kasım konuşmasında ‘Ekim ayında denetlenen 2079 inşaat alanının 1610’unda çalışmaların iş sağlığı güvenliği açısından tehlike arz ettiği için durdurulduğu’ ve Bakan Çelik başka bir röportajında, Türkiye genelinde; 1.1.2014 tarihinden sonra Tehlikeli ve Çok tehlikeli 680.000  civarında işyeri aylık iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi hizmeti alma zorunluluğunun bulunduğunu, sadece 205.000 işyeri isgkatipte iş güvenliği sözleşme girişi yapıldığını açıklaması’ Türkiye’nin iş güvenliğinde geldiği durumu ortaya koyuyor.

 

Türkiye’mizdeki İş Güvenliği Uygulamaları nasıl Avrupa’daki işleyiş verimliliğine yükseltebiliriz?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) üzerinden tüm işler yürütülürse belki daha kolay, etkin ve uygun çözümler bulunabilir. Şöyle ki;

 

1. OSGB şirket sahipleri/hissedarları sadece tam zamanlı İş güvenliği Uzmanı ve/veya İşyeri Hekimi zorunluluğu gelmeli. Parası olan tüccar mantıklı işverenler tarafından açılan OSGB'ler kapatılmalıdır. Öncelikli olarak bu konu düzeltilerek, OSGB kalitesi arttırılmalıdır. OSGB’lerin ticari işletme durumundan çok, ön denetim/değerlendirme yapan sigorta ekspertiz firmaları gibi, iş sağlığı ve güvenliği açısından firma değerlendirme yapan kuruluş durumuna konumlandırılmalıdır.

2. OSGB’nin Mesleki bağımsızlığı sağlanmalıdır. İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi ücretlerini hizmet verdiği firmadan almamalıdır. Mesleki bağımsızlık direkt İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimine verilirse İş güvenliği uzmanının özlük ve sosyal hakların sağlanması devlet karşılaması gerekecektir. İş Güvenliği uzmanını ya devlet memurluğu statüsünde veya yarı memur gibi yeni bir statüde kamu görevlisi yapılmalı ki ücretlerini devlet tarafından veya özel oluşturulmuş fondan karşılanabilir yalnız bunu devlet istememektedir. Bunu da yıllardır, teknik Nezaretçi, yapı denetim, serbet mali müşavirler vs denetim yapan kişiler hala ücretlerini denetim yaptıkları işverenlerden almaktadır. Kangrenleşmiş mevzuat uygulaması olan Türkiye’nin denetim sistemi mesleki bağımsızlıkla çözümlenmelidir.

Önerim ise OSGB modelinde yatmaktadır. Yetkilendirmesi ÇSGB tarafından yapılan bu firmalar, denetim yaptığı ve/veya hizmet verdiği firmalar için ücretini fatura karşılığı SGK fonundan alabilir. 2015 yılı 1. Altı Ay Asgari Ücretin Net Hesabı ve İşverene Maliyetine bakalım. İşveren, net ücretle maaşı verdiği çalışanı için (SGK primi %14 + İşsizlik %1 + Gelir Vergisi %15* + SGK İşveren Primi %15.5 + İşveren İşsizlik Sigorta fonu %2) 949TL asgari net ücret alan bir çalışanın, işverene maliyeti 1411TL olmakta, çalışanın aldığı ücretin yarısı civarında 462TL gibi işveren vergi veriyor. Çalışanına 2 birim maaş veriyorsa 1 birim de SGK primi ödüyor. Haliyle iş Güvenliği aylık hizmetlerinin ekstradan işverene mal etmek hem yanlıştır hem de iş güvenliği profesyonellerin ücretini işverenden alması denetçinin bağımsızlığını tehlikeye sokmaktadır. İşveren tarafından İş Güvenliğinin benimsenmesi hususunda da direnç oluşturmaktadır. Güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması için İSG profesyonellerinin maaşını SGK fonundan alması yerinde bir karar olacaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin desteklenmesi hakkında yönetmelik tamamen değiştirilerek, bu destekten İSG hizmeti veren OSGB firmaları SGK Genel Müdürlüğü’ne fatura kesmesi ile ücretlerinin alınması sağlanabilir. Dolayısiyle, İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi de ücretlerini de OSGBden alacak, sigortası buradan yattığı için sosyal haklardan mahrum kalmayacak.  Bu çözüm yoluyla Avrupa’ya benzer şekilde İSG profesyonelleri SGK için ön denetim ve değerlendirme yapan iş Müfettişi yardımcısı konumuna yerleşmiş olacaktır. Bu yüzden İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri Hekimi sadece OSGB’lerde çalışmalılar!

3. OSGB’nin keseceği faturadaki KDV kalkmalıdır. OSGB’ler Kamu hizmeti verirken, devletin bu kamu hizmeti üzerinden vergi toplaması YANLIŞTIR! İvedilikle düzeltilmesi elzem bir konudur.

4. OSGB çalışanlarına SGK prim indirimi sağlanmalı. Maliyeti düşen OSGB, Noter gibi objektif çalışarak İş Müfettişlerine yardımcı olarak çalışması sağlanmalıdır!

5. Uygun Hibe ve Kredilerle OSGB altyapısı kuvvetlendirmek gerekir. OSGB’lerin en son teknolojik alt yapı ile hizmet vermesi gerekir. Eczahanelerde kullanan programa benzer merkezi sisteme bağlı program kullanılmalıdır. SGK bölge serverlarını İSG program üreticilerine oluşturacağı bir protokolle açmalıdır. Tüm İSG profesyonelleri ve OSGB bu programları kullanması zorunlu kılınmalıdır ki, İSGKATİP geliştirilerek etkin kullanımı genişletilmelidir. Risk Değerlendirme Raporu, Acil Durum Planları, Eğitimler, Tespit Öneriler vs buradan işlenmeli ve Bakanlıkta istediği gibi veritabanından filtreleme yoluyla araştırma yapsın. Etkin süre ve uygun maliyetle nokta atışlı denetimler yapabilsin!

6. İSGKATİP’teki her üyenin ve her gerçek/tüzel kişilerin KEP (kayıtlı elektronik posta) maili olmalı, noter onaylı tespit öneri defteri acilen kaldırılmalı ve yerine İSGKATİP’te bir tespit/öneri platformu oluşturulup tespit ve öneriler buraya yazılmalı. Bu şekilde devlet denetleme birimi de durumu anında takip edebilecektir. Platforma yazılan tespit ve öneriler KEP postasıyla ilgili taraflara anında bildirilmesi sağlanabilir. Konu hakkında, Teknolojiyi daha fazla kullanarak etkinlik ve uygunluk artırılabilir. Risk Değerlendirme Raporları, Patlamadan Korunma Dokümanı gibi raporların sistem üzerinde hazırlanması ve devlet şehir planlamacıları tarafından bu raporların, diğer yerel coğrafi raporlarla birleştirilerek isorisk haritaları oluşturularak, sağlık ve güvenlik ayrıca pazar ihtiyacı gözeterek yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası stratejik planlar çerçevesinde iş dünyasını konumlandırması yerinde olacaktır. Tarımsal üretim planlamasının yapılması dahil Sanayi planlaması Devletimizin Ulvi Stratejik planlarına bağlı yapılandırmalar oluşabilecektir.

7. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (Kurul) 07.04.2011 tarih ve 4150 sayılı Kararı ile Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmeliğinde  değişikliğe gidilerek Firmaların Mali ve Finansal durum değerlendirmenin yanında OSGB’leri de bu değerleme hizmeti verecek kuruluşlara katarak İş Sağlığı ve Güvenliği açısından değerlendirme raporlarıyla desteklenmesi sağlanmalı. Bankalardan kredi talebi olan firmaların İSG alanındaki yaptığı veya aldığı tedbirlerle OSGB’nin o firma hakkında hazırlayacağı değerlendirme raporlarıyla daha uygun kredi alması veya tam tersi durumda  ise İş Teftiş Kurulu’nu harekete geçilmesi, Bankanın daha yüksek kredi faizi ile finansal desteği vermesi gibi ödül/ceza işlemi devreye sokarak işverenlerin teşvik edilmesi son derece önemlidir.

8. Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği mevzuatında bir değişikliğe gidilmelidir. Örneğin yangın sigortası yapacak bir firmanın talebini sigorta şirketi her sigorta yenileme ve yeni sigorta sözleşmesi yapmadan evvel OSGB’yi görevlendirerek o firmanın risk değerlendirme raporuna bakarak mevcut durum analizinden sonra güvenli çalışan firmanın klozunda bir prim indirimi uygulanmalı. Şuan ki durum firmanın beyanına göre fiyatlar belirlenmektedir. Banka sektöründe düşündüğümüz ödül/ceza uygulaması burada da uygulanmalıdır. Kötü çalışan firmalar, OSGB’nin hazırlayacağı raporu İSGKATİP üzerinden hazırladığında, durum İş Teftiş Kuruluna otomatik intikal edecektir.

9. Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği mevzuatında bir değişiklikle OSGB, İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri hekimi, Diğer sağlık Personeli gibi meslekler tanımlanmalı ve Mesleki Sorumluluk Sigortası için altyapı oluşturulmalıdır.

10. İş Güvenliği hususunda riskli çalışan firmalar; bir yandan devlet denetimleri, diğer yandan sigorta ve banka kurumları riskli firma olduğu için daha yüksek faizle Kredi veya sigortalama yapmak zorunda kaldığında, İSG alanına yapacağı harcama ile sigorta ve yüksek kredi faizi giderlerini kıyasladığında tedbir almak daha cazip gelecektir. Avrupa’da buna benzer şekilde uygulamalar mevcuttur.

11. Mevcut Sigorta düzenlemesinde firmanın beyanına göre sigorta primi çıkıyor. Yerli bankalar; İSG riskini, verdiği krediler için pek irdelememekteler. Belki yabancı bankalar Avrupa sistemlerine bağlı olarak irdeliyor olabilir. Bu konuda mevzuat çalışması gerekmektedir. Kredi almak isteyen firmanın iş güvenliği değerlendirme raporlarına Bankalar bakarak iş güvenliği riskini vereceği kredi faiz oranı hesaplamak için kullanması için yasal mevzuat sağlanmalıdır.

12. Türkiye genelindeki 1.700.000 işyerini 1000 müfettişle denetlemek imkansız. Lakin 5000 OSGB’yi her üç ayda bir 1000 müfettişle denetlemek ve yaptığı işleri İSGKATİP üzerinden anlık denetlemek mümkündür. OSGB’ler, maksimum 250 firma ve/veya hizmet verdiği firmalardaki toplam çalışan sayısı 10000’e kadar hizmet verebilsin. Bakanlık İSGKATİP için bölgesel web serverları kurması durumunda, isg alanında yapılan özel programlarla hızlı entegre olabilir. Böylece yapılan tüm çalışmalar bakanlık tarafından incelenebilir. e-reçete devreye alınarak işyerlerinde sağlık gözetimi daha kolay ve etkin yapılabilir. İstatistiki veriler bizlere yardımcı olacaktır. OSGB’de çalışan İşyeri Hekimleri geçmiş dönemlere ait firma iş kazaları, çalışanlarına ait belgeleri irdeleme imkanı bularak Sağlık Gözetimini etkin bir şekilde gerçekleştirebilir. İş Güvenliği Uzmanları ise SGK veritabanında kayıtlı olan İş kazası raporlarına erişerek veya görüş bildirerek, Kaza Kök Analizleri irdelenebilir. Ardahan’da yaşanan kaza kök analiz sonuçlarını İSG profesyonelleri irdeleyerek, aynı kazanın Hatay’da tekrarlanması engellenebilir. ASLINDA SGK bünyesinde İş Kazası Kök Neden Analiz Merkezi (İKNAM) kurulmalı.  Web sitesi üzerinden raporlarını yayınlamalıdır. Animasyonlu videolarla medya aracılığıyla kamuoyu bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

13. OSGB’lere yapılacak denetimler en az 3 ayda bir olmalı. Denetimlerde, OSGB’nin hizmet verdiği firmalar arasında iş müfettişlerince numune usulü bazı müşterilerinin dosyaları incelenmesi ve OSGB müşterisinin yerine gidilerek saha ile evrak tutarlığı kontrol edilebilir. Aynı yıl içerisinde OSGBnin hizmet verdiği firma en fazla iki sefer denetlenmesi yeterli olacaktır. OSGBye Ceza puan sistemi uygulanmalı. Belirlenecek usulsüz durumlara göre o OSGB’nin tüm müşterileri o ayda denetlenecek, duruma göre lisansı askıya alınacak ve ayrıca OSGB’ye para cezası kesimi gibi caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

14. İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık personeli sadece OSGB’ye bağlı olarak çalışılırsa, yukarıdaki koşullarla iş müfettişlerinin yardımcıları gibi işyerlerinde analiz ve değerlendirmeleri yapılabilirler. Yanlış anlama olmasın İş Güvenliği Uzmanı Müfettişler gibi denetim yapsın demiyorum, mevcut durumundan daha verimli kullanılması adına sigorta ekspertizleri gibi ön denetim/değerlendirme yapsınlar.

Ülkemizde yakın zamanda 200.000 İSG profesyonele ulaşılacağını tahmin ediyorum. 1000 müfettişle, ne 1.700.000 işyeri ne de 200.000 İSG profesyoneli etkin denetlenebilir, ama 5000 adet OSGB’yi daha kolay ve daha etkin şekilde denetlenebilir.

15. Ermenek Maden Kazası önlenebilir miydi? Enerji Bakanlığına bağlı Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM)’ne ait veritabanı, elektronik platformlarda eğer ilgili Teknik Nezaretçi, İş Güvenliği Uzmanı ve İşverene açılmış olsaydı...Her yıl bir önceki yıla ait yıllık üretim raporları, gelecek yıl için yıllık üretim planları MİGEM’e verilmektedir. 21. Yüzyılda hala raporlar çıktı alınarak müdürlüğe verilmekte ve kağıt üstünde kalmaktadır. Raporların dijital ortamda MİGEM’e verilse, MİGEM’e ait veritabanını ilgililere uygun platformla internet üzerinden erişime açması, tarafların bu platformdan görüşlerin alınması Ulusal Madencilik Strateji Planı oluşturulması adına daha yararlı olacağı gibi, Ermenekteki eski imalat durumundan bihaber çalışanların başına gelen kaza önlenebilirdi. 

16. Güvenlik Kültürü oluşumu için Anaokuldan başlayıp meslek edinme sürecinde İş Güvenliği, Trafik ve Çevre bilinci öğrenim müfredatı ile verilmesi gerekir. Bu eğitim sürecinden geçenler; ya işveren ya çalışan ya yasa koyucu yada yasa uygulayıcı olarak, bizden sonraki nesil güvenlik kültürü eğitimini temelde almış olarak hayata başlayacaklar. Güvenlik Kültürü Öğrenimini tamamlayan yeni nesil, toplumsal kaynaşma, birlikte yaşama, saygı, huzur temelini oluşturacağı gibi, Sosyal devlet anlayışını da düzenleyecektir. 

Hüseyin Çiçek
Maden Mühendisi
İş Güvenliği Uzmanı