İSG Katip Giriş
Temel ilkyardım El Kitabı

İLKYARDIM VE TANIMI

Dünyada her gün insanların hayatını tehlikeye düşüren, sakatlıklara yol açan, işgücü kayıplarına ve sağlık halinin bozulmasına neden olan pek çok acil olay yaşanıyor. Kazalarda ve acil sağlık problemlerinde ortaya çıkan ölümler ve sakatlıkların en büyük nedenlerinden biri, müdahalede bulunan kişilerin ilkyardım uygulamalarını bilmemesidir. Ayrıca ilkyardımın zamanında başlatılmaması da ölüm oranını artıran en önemli faktörlerin başında geliyor.

Araştırmalar, kaza sonrasında zamanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Kazalardaki ölümlerin yaklaşık %10’u ilk beş dakikada meydana geliyor. Yaklaşık %50’si ise ilk yarım saat içinde gerçekleşiyor. Kazalarda ilkyardımın en kısa sürede ve etkin bir şekilde yapılmasıyla, kurtarılacak hayat sayısı da artacaktır.

Herhangi acil bir durumda yapılacak basit uygulamalar kişinin hayatta kalmasını sağlayacağı gibi yaşam boyu kalıcı sakatlık riskini ortadan kaldıracağı da unutulmamalıdır.

İlkyardım; herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önlemek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.  ( Sağlık Bakanlığı İlkyardım Yönetmeliği )

İlkyardımın öncelikli amaçları;

·      Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak,

·      Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak,

·      Hasta yaralının durumunun kötüleşmesini önlemek,

·      İyileşmeyi kolaylaştırmak olmalıdır.

İlkyardım, bu amaçlara yönelik olarak, belli aşamalar doğrultusunda uygulanmalıdır. Bu aşamalar Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilebilir.

 

Koruma:

İlkyardım gerektiren durumun sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.

·      Önce kendi güvenliğinizi sağlayın.

·      Olay yerini koruma altına alın.

·      Olay yerinde gaz-yakıt sızıntısı tehlikesine karşı dikkatli olun.

·      Zorunluluklar dışında olay yerinde telefon vs. kullanmayın.

·      Olay yerinde acil yardım ve kurtarma ekipleri varsa görevlilerin uyarılarına uyun.

 

Bildirme:

Olay/kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli birimlere (Hızır Acil, İtfaiye vs ) bildirilmelidir.

·      112’yi arayın. Derhal yardım isteyin.

·      Olaya ilişkin doğru ve tam bilgi verin. (Ne Oldu? Nerede Oldu? Ne kadar Kişi Etkilendi? Ne Şiddetle Etkilendi? )

·      112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefonu kapamayın.

·      Yardım gelene kadar olay yeri kontrolünü sürdürün.

 

Kurtarma:

İlkyardımcı, acil yardım ekipleri gelinceye kadar, hasta/yaralılara hızlı ve sakin bir şekilde müdahale etmelidir.

Olay yeri değerlendirildikten ve ilkyardımcı ile yaralıların hayatlarını tehlikeye sokabilecek unsurlar ortadan kaldırıldıktan sonra yaralıların durumları değerlendirilmeye başlanır.

İlkyardımcı olay yerinde öncelikle;

·      Hasta/yaralıların en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevk edilmesini sağlamak için 112’yi arayarak yardım çağırmalı,

·      Hasta/yaralıların durumunu değerlendirmeli ve öncelikle müdahale edilecekleri belirlemeli,

·      Hasta/yaralıları yeni yaralanmalara yol açmamak amacı ile hayati tehlike olmadığı sürece hareket ettirmeden müdahale yapmalı,

·      Hasta/yaralıların korku ve endişelerini gidermelidir.

VÜCUDU OLUŞTURAN SİSTEMLER

·      Hareket Sistemi:

Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar. Kemikler, eklemler ve kaslardan oluşur.

·      Sinir Sistemi:

İnsan vücudundaki tüm fonksiyonların kontrol merkezi beyindir. Beyin diğer organlar ve bölgelerle haberleşmeyi sinirler aracılığıyla yapar. Sinir sistemi beyin, beyincik, omurilik ve sinirlerden oluşur.

·      Sindirim Sistemi:

 Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar.

·      Dolaşım Sistemi:

Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri elemanları taşır ve yeniden geriye toplar. Kalp, damarlar ve kan dolaşım sistemini oluşturur.

·      Boşaltım Sistemi:

Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulmasını zararlı olanların atılmasını sağlar.

HASTA/YARALININ DEĞERLENDİRLMESİ

İlk Değerlendirme

Hasta/yaralının ilk değerlendirmesinin amacı yaşamı tehdit eden ve acil müdahale gerektiren durumları saptamaktır. Bu aşamada hastanın bilinci, havayolu açıklığı ve solunumu değerlendirilir.

İlkyardımcı;

·      Hasta/yaralının ilk değerlendirilmesine sesli uyaran ya da hafifçe omzuna dokunarak bilinç durumunun saptanmasıyla başlanmalı.

·      Bilinç kapalı ise 112’yi arayarak yardım istenmeli, ağzı içini kontrol ederek soluk yolunun açıklığını sağlanmalı.

·      Soluk yolu açıklığını sağladıktan sonra solunum durumunu değerlendirilmelidir.

Solunum değerlendirilirken ilkyardımcı, başını hasta/yaralının göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırmalı, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunumun var olup olmadığını 5-10 saniye süre ile değerlendirmelidir.

Not: Solunum yoksa zaman kaybetmeden TEMEL YAŞAM DESTEĞİNE bağlanmalıdır.

İlk değerlendirme sonucunda bilinç kapalı fakat solunum var olduğu belirlenirse hasta/yaralı yan çevrilerek yan atış (iyileşme) pozisyonuna alınmalı ve ikinci değerlendirmeye geçilmelidir.

İkinci Değerlendirme

Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesinde hasta; bilinç düzeyi, vücut ısısı-rengi yönünden değerlendirilmeli ve herhangi bir yaralanması olup olmadığı araştırılmalıdır. Hasta konuşuyorsa kendisinden bilgi alarak ne tür bir yardıma gereksinimi olduğu anlaşılmaya çalışılmalıdır. İkinci değerlendirmenin tamamlanmasından sonra mevcut duruma göre uygulanacak müdahale yöntemi seçilir. 

HAYAT KURTARMA ZİNCİRİ

Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşmaktadır. Hayat kurtarma zincirinin son iki halkası ileri yaşam desteğine aittir ve ilkyardımcının görevi değildir.

1.     Halka -  Sağlık kuruluşuna haber verme

2.     Halka -  Olay yerinde yapılan temel Yaşam Desteği

3.     Halka -  ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler

4.     Halka – Hastane acil servislerinde yapılan müdahaleler

 

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Hastanın solunum ve dolaşımı durursa hayatta kalma şansı da kalmaz. Beyne oksijen gitmezse 4-6 dakikada beyin hücrelerinde ölüm başlar. 10’uncu dakikadan itibaren geriye dönüşümsüz olarak beyin ölümü gerçekleşir.

Temel Yaşam Desteği (TYD); beyin hücreleri canlı tutmak ve hayatı kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra solunumu ve dolaşımı durmuş kişinin akciğerlerine yapay solunum ile oksijen gitmesini, dış kalp masajı ile de kanın kalpten pompalanarak beyne ulaşmasını sağlamak üzere yapılan müdahalelerdir.

Yetişkinlerde Temel Yaşam Desteği Nasıl Yapılır?

·      Kendinizin ve hasta/yaralının güvenliğinden emin olun.

·      Hasta/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve ‘’ iyi misiniz ‘’ diye sorarak bilinci kontrol edin.

·      Bilinç açık ise hastayı yalnız bırakmanız gerekiyor ise yan çevirin ( iyileşme pozisyonu ).

Eğer bilinç yok ise;

·      Yardım isteyin, 112’yi arayın, ambulans çağırın.

·      TYD uygulayabilmek için hastayı sert ve düz bir zemine alın.

·      Hava yolunu açmak için bir elinizi hasta/yaralının alnına, diğer elin parmak uçlarını çenesinin altına yerleştirerek başı geriye doğru itin.

·      Hasta/yaralının solunumunu Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5-10 saniye kontrol edin.

·      Göğüs kafesinin hareketlerini gözleyin. Eğilerek yüzünüzü hastanın ağzına yaklaştırın, solunumu dinlemeye ve yanağınızda hissetmeye çalışın. Göğsüne bakarak göğüs kafesinde hareket olup olmadığını izleyin.

·      Soluk alıp vermiyorsa alındaki elin baş ve işaret parmakları ile hasta/yaralının burnunu kapatarak her biri 1 saniyenin üzerinde 2 kurtarıcı nefes verin.

·      Kalp basısını uygulamak için hasta/yaralının (göğüs kemiğinin üst ve alt ucunun ortası) bir elin topuğunu göğsün merkezine yerleştirin.

·      Diğer elinizi bu elin üzerine yerleştirerek parmaklarınızı birbirine kenetleyin.

·      Parmakları göğüs kafesiyle temas ettirmeden, dirsekleri bükmeden, göğüs kemiği üzerine vücuda dik ve göğüs kemiği 4-5 cm aşağı inecek şekilde ( yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar ) bası uygulayın.

·      Bu işlemi dakikada 100 kez olacak kadar hızla uygulayın. Hasta/yaralıya 30 kalp masaj sonunda 2 solunum yaptırmaya devam edin (30/2).

·      Temel Yaşam Desteğine hasta/yaralının yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edin.

 

1 – 8 Yaş Arası Çocuklarda Temel Yaşam Desteği Nasıl Yapılır?

·      Kendinizin ve çocuğun güvenliğinden emin olun.

·      Çocuğun omuzlarına hafifçe dokunarak ve ‘’ iyi misin? ‘’ diye sorarak bilinci kontrol edin.

Eğer bilinç yok ise;

·      Çevrede birileri varsa ambulansı aratın, ilkyardımcı tek başına ise hastanın durumunu değerlendirip gerekiyorsa Temel yaşam Desteğini 5 tur uyguladıktan sonra 112’yi       ( acil yardım ambulansını) kendisi aramalıdır.

·      Ağız içi kontrol ederek hava yolu tıkanıklığına neden olan yabancı cisim varsa çıkarın.

·      Hava yolunu açmak için bir elinizi çocuğun alnına yerleştirip, diğer elinizin parmak uçları ile çenesinden hafifçe geriye iterek solunum yolu açıklığını sağlayın.

·      Çocuğun solunumunun olup olmadığını Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5-10 saniye kontrol edin.

·       Eğer solunum yoksa çocuğun göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar her biri 1 saniyenin üzerinde 2 kurtarıcı nefes vererek havanın, geriye çıkıp çıkmadığını kontrol edin.

·      Kalp basısını uygulamak iççin çocuğun göğüs kemiği 2,5-4 cm aşağı inecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) bası uygulayın.

·      Bu işlemi dakikada 120 kez olacak bir hızla uygulayın.

·      Çocuğa 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırmaya devam edin (30/2).

·      Temel Yaşam Desteğine çocuğun yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edin.

0 – 12 Ay Arası Bebeklerde Temel Yaşam Desteği Nasıl Yapılır?

·      Kendinizin ve bebeğin güvenliğinden emin olun.

·       Bebeğin ayak tabanına hafifçe vurarak bilinci kontrol edin.

Eğer bilinç yok ise;

·      Çevredeki kişilere 112’yi aratın. Ambulans çağırın.

·      Tek başınaysanız 112’yi hastanın durumunu değerlendirip gerekiyor ise Temel Yaşam Desteğini 5 tur uyguladıktan sonra arayın.

·      Ağız içini kontrol ederek vara yabancı cismi çıkarın.

·      Hava yolunu açmak için bir elinizi bebeğin alnına yerleştirip alnı geri itmeden başı destekleyip, diğer elin iki parmağı ile çeneyi hafifçe yukarı kaldırın.

·      Solunumu Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5-10 saniye kontrol edin.

·      Solunum yoksa bebeğin ağız ve burnunu içine alacak şekilde ağzını yerleştirin. Her biri 1 saniyenin üzerinde 5 kurtarıcı nefes verin.

·      Kalp basısını uygulamak için bebeğin iki meme başının oluşturduğu çizginin hemen altına bir elinizin orta ve işaret parmaklarını yerleştirerek iki parmakla göğüs kemiği   1-1,5 cm aşağı inecek şekilde ( yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar ) bası uygulayın.

·      Bu işlemi dakikada 120 kez olacak hızla uygulayın.

·      Bebeğe 30 kalp masajından sonra 2 solunum yaptırın (30/2).

·      Temel Yaşam Desteğine bebeğin yaşamsal refleksleri veya ambulans gelinceye kadar kesintisiz devam edin.

 

YABANCI CİSİM BOĞULMALARI

Havayolunun yabancı bir cisim ile tıkanması acil bir durumdur. Hafif tıkanıklarda soluk alma verilme bozulmaz. Öksürük refleksi ortaya çıkar. Böyle bir durumda hasta öksürebiliyorsa ve rengi iyi ise müdahale edilmemeli aksine öksürmesi sağlanmalıdır. Öksüren kişilerde, sırttan vurma ve karnından itme müdahaleleri soluk yolu tıkanmasının daha kötüleşmesine neden olabilir.

Eğer tam tıkanma söz konusu ise hasta nefes alamaz, konuşamaz, öksüremez ve elleri ile boğazını tutar (boğulma işareti). Eğer kısa sürede müdahale edilmezse bilinç kaybı ve ölüm meydana gelebilir.

Yetişkinlerde;

·      Yardım isteyin. 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Hastanın arkasına geçin. Kollarınızı hastanın beline dolayın.

·      Bir yumruğunuzu başparmağınızı avucunuzun içine alacak şekilde üst karın bölgesine ( göbek çukurunun yukarısı ) üzerine yerleştirin.

·      Diğer elinizle yumruğunuzu sıkıca kavrayın ve hızla içeriye doğru 5 kez bastırıp çekin. (Heimlich Manevrası )

·      Tıkanıklık açılmadıysa hastanın göğsünden desteklerken, mümkün olduğunca öne doğru eğilmesini sağlayın.

·      Diğer elinizle topuk kısmıyla, kürek kemiklerinin arasından 5 kez sert şekilde vurun.

·      Tıkanıklık açılıncaya veya hasta bilincini kaybedinceye kadar bu işlemleri dönüşümlü bir şekilde tekrar edin.

·      Hasta bilincini yitirirse Temel Yaşam Desteği uygulamalarına başlayın.

Çocuklarda ve bebeklerde;

·      Yardım isteyin. 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Ağız içini kontrol edin. Görebiliyorsanız yabancı cismi çıkarmaya çalışın.

·      Eğer çıkartamıyorsanız bir elinizle göğsünden tutarak bebeği ön kolunuzun üzerine, gerekiyor ise dizinizden destek alarak yere 450 eğimli olacak şekilde yatırın. Bu şekilde yatarken kürek kemiklerinin arasına elinizin ayası ile 5 kez vurun. Cismin çıkıp çıkmadığını kontrol edin.

·      Yabancı cisim çıkmamışsa bebeği ters çevirerek işaret ve orta parmaklarınızla göbek deliği ile göğüs kemiği arasındaki bölgeye 5 kez göğüs hamlesi uygulayın.

·      Ağız içini kontrol edin.

·      Başarılı oluncaya kadar bu işlemlere sırasıyla devam edin.

·      Gerekiyorsa temel Yaşam Desteği uygulamalarına başlayın.

Not: bebeklerde (1 yaş altı ) karaciğer ve diğer iç organların yaralanmasına neden olabileceği için, Heimlich Manevrası önerilmemektedir.

 

SUDA BOĞULMAK

Suda boğulmalarda boğulmanın nedeni suyun akciğerlere girmesini engellemek için soluk yolunda ortaya çıkan refleks daralmadır.

Boğulmakta olan kişi, kendisini kurtarmak isteyen ilkyardımcıya sarılarak onunda hayatını riske sokabilir.

·      Boğulmakta olan kişiyi mümkünse suya girmeden kurtarın.

·      Kazazede ulaşılabilecek bir mesafede ise uzun bir cisim uzatarak yakalamasını sağlayın.

·      Olay yerinde can simidi, can yeleği gibi nesneler var ise kazazedeye atarak tutunmasını sağlayın.

·      Bunların hiçbiri mevcut değil ise ve çok iyi yüzme biliyorsanız yüzerek kazazedenin yanına gidin

·      Yardım isteyin. 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Kazazedeyi sudan hemen çıkarın veya gerekiyor ise suyun içinde solunum desteğini başlatın.

·      Soluk yolunu açın. Ağız içini temizleyin. Solunumu değerlendirin.

·      Solunum yoksa kazazedeye yeterli solunumu yaptırmak amacı ile peş peşe 5 kez suni solunum yaptırın.

·      Gerekiyorsa temel Yaşam Desteğine başlayın.

·      Yaralı kendine geldiğinde yan yatış pozisyonuna alın.

·      Kazazedenin vücut ısısını korumak için üzerini örtün.

 

KANAMALAR

Kanama nedir?

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına ( vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasına denir.

Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır.

·      Kanamanı hızına,

·      Vücutta kanın aktığı bölgeye,

·      Kanama miktarına,

·      Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.

Kaç çeşit kanama vardır?

Kanamalar, kanın vücutta aktığı bölgeye göre üçe ayrılır.

Dış kanamalar: Kanama yaradan vücudun dışına doğru olur.

İç kanamalar: kanama vücut içine doğru olduğu için gözle görülemez.

Doğal deliklerden olan kanamalar: kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.

Kanama atardamar, toplardamar ya da kılcal damar kanaması olabilir.

·      Atardamar kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir.

·      Toplardamar kanamaları koyu renkli ve devamlıdır.

·      Kılcal damar kanaması küçük sızıntı şeklindedir.

Kanamalarda yapılması gerekenler;

Kanama genellikle gözle görülür bir yerdedir ve zaman geçirmeden kontrol altına alınması gerekir.

·      Kanayan bölgeye temiz bir bezle veya hiçbir malzemenin bulunmadığı durumlarda el ile (mümkünse eldiven giyilmiş bir şekilde) basınçlı bir şekilde baskı uygulayın.

·      Kanama sürüyorsa bir bandaj yardımıyla sıkıcı sarın. Normal kan dolaşımını engellemeyecek sıkılıkta olmasına dikkat edin.

·      Kırık şüphesi yoksa kanayan bölgeyi kalp seviyesinden yukarı kaldırın.

·      Kanama durdurulmamışsa kalp ve yara arasındaki kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesindeki baskı noktalarına basınç uygulayın.

Vücuttaki baskı noktalarından bazıları;

Kol: Dirsekle omuz mesafesinin ortası

Bacak: Kasık bölgesinde

·      Kanama durdurulmamışsa ve atardamar kanaması olduğundan eminseniz hayatı sürdürebilmek amacıyla zorunlu şartlarda turnike uygulayabilirsiniz. Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır. Turnikeyi uygularken geniş bir bezi kanayan bölgenin üzerindeki tek kemikli bölgeye dolayıp düğümleyin. Düğümün üzerine bir turnike çubuğu yerleştirin. Çubuğu da düğümleyin ve kanama duruncaya kadar turnike çubuğunu çevirin. Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-30 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.

Turnike hangi durumlarda uygulanmalıdır?

·      Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),

·      Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,

·      Uzuv kopması varsa (son çare olarak),

·      Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa.

Turnike, kanamanın durdurulmadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü uzun süreli turnike uygulaması doku hasarına ya da uzuv kaybına neden olmaktadır.

 

ŞOK

Şok, vücudun normal çalışma ritmindeki ani düşüştür. Kan kaybı veya solaşım sistemini oluşturan yapıların etkilenmesi sonucu dokuların yeterince oksijenlenmiş kan alamaması sonucunda ortaya çıkabilir.

Şokta;

·      Soğuk, nemli ve soluk bir deri

·      Hızlı ve zayıf bir nabız

·      Çabuk ve düzensiz bir nefes

·      Korku, endişe ve halsizlik

·      Susuzluk hissi

·      Bilinç kaybı veya bilinç bozukluğu

·      Bulantı ve kusma görülebilir.

Şokta yapılması gerekenler;

·      Yardım çağırın (112).

·      Hastayı sakinleştirin. Vücut ısısını korumak için üzerini örtün. Yerde ise altına battaniye serin.

·      Hastanın bilinci açıksa hayati organlara daha çok kan gitmesi için ayaklarının alta destek yerleştirerek 20-30 cm yukarı kaldırın.

·      Hastanın bilinci kapalıysa yan yatırın, böylece ağzındaki sıvıların soluk yoluna kaçmasını önleyin.

·      Yiyecek içecek bir şey vermeyin. Sigara içmesine izin vermeyin.

·      Herhangi bir ısı kaynağıyla ısıtmaya çalışmayın.

·      2-3 dakikada bir yaşam bulgularını değerlendirin (Bilinç, solunum)

 

OMURGA YARALANMALARI

Omurga 33 adet omurun (vertebra) üst üste dizilmesiyle oluşmuş hafif S şeklinde kemik çatıdır. Omurga kanalında, omurilik denilen beyinden gelen sinir kitlesi uzanır. Omurilikten çıkıp vücuda dağılan sinirler, vücudun çeşitli bölümleri ile beyin arasında bilgi taşır. Beyinden gelen emirleri organlara iletir.

Otomobil-motosiklet kazaları, sığ suya atlama sonucu ortaya çıkan yaralanmalar ve yüksekten düşmeler omurga yaralanması olasılığı yüksek olan kazalardır. Bu gibi kazlarda bilinci kapalı her hasta omurga-omurilik yaralısı kabul edilir. Omuriliğin herhangi bir seviyesinde zedelenmeye yol açabilecek bir travma, yaşam boyu kalıcı sakatlıklara yol açabilir. Omurga yaralanmalarında kırıklar ve/veya ezilmeler meydana geldiğinde omurilik etkilenirse felç hatta ölüm meydana gelebilir.

Kırılan kemiğin keskin/sivri uçları sinir veya omuriliğe çok kolay zarar verebilir. Bu nedenle yaralının değerlendirilmesinde öncelikle yaralının omurga-omurilik yaralısı kabul edilerek yaralıyla müdahale edilir. Bu yaklaşım var olan yaralanmaların arttırılmamasını ve/veya ilkyardımcı tarafından yeniden yaralanmamasını sağlayacaktır.

Zorunlu olmadıkça yaralıyı kımıldatmayın!

·      Öncelikle bilinç, havayolu açıklığı ve solunum kontrolü yapılmalı ve yardım istenmelidir. (112)

·      Taşınması zorunlu olduğu durumlarda yaralı en az 3 kişi tarafından baş-boyun-gövde ekseni korunarak taşınmalıdır.

·      Mümkünse boyunluk kullanılmalı, taşıma sert düz bir sedye ya da onun yerini tutacak bir malzeme ile yapılamalıdır.

·      Yaralı sedyeye alındıktan sonra destekler kullanılarak baş-boyun-gövde düzleminin korunmasına devam edilir.

 

YARALANMALAR

Bir travma sonucu ortaya çıkan deri ve vücudun koruyucu örtülerinin bütünlüğünün bozulması durumu yaralanma olarak değerlendirilmelidir.

Yaralanmalarda;

·      Ağrı

·      Kanama

·      Yara kenarlarının ayrılması gibi belirtiler görülebilir.

Yaralanmalar yüzeysel (sıyrıklar) olabileceği derin dokuları da etkileyebilir.

Yaralanmalarda yapılması gerekenler;

·      Bilincini kontrol edin.

·      Yaralanmanın boyutunu değerlendirin.

·      Gerekiyorsa yardım isteyin. (112)

·      Yarada yabancı cisim varda çıkarmaya çalışmayın, bezler yardımıyla sabitleyin.

·      Eğer iç organları dışarı çıkmışsa, içeri sokmaya çalışmayın. Üzerlerini nemli bezle örtün.

·      Yaranın daha fazla kirlenmesini önlemek için yara bandı veya temiz bezler yardımıyla yarayı kapatın.

·      Yara çok kirli ise kapatılmadan önce bulunabilecek en temiz su ile yıkanmalıdır.

·      Yaralı kısmın hareketini kısıtlayarak dinlenmesini sağlayın.

·      Tetanoz aşısı konusunda yönlendirin.

 

Delici göğüs yaralanmaları

Göğüs bölgesinde delici alet ile darbeler sonucu ortaya çıkan yaralanmalar göğüs duvarının, akciğer zarının ve akciğerlerin zarar görmesine neden olabilir.

Bu yaralanmalarda;

·      Ağrı

·      Solunum güçlüğü

·      Morarma

·      Kan tükürme

·      Göğüsteki yarada nefes alıyor görüntüsü gibi belirtiler görülebilir.

Delici göğüs yaralanmalarında yapılması gerekenler;

·      Yaralının bilincini kontrol edin. Yardım isteyin (112)

·      Bilinci açık ise yaralıyı yarı oturur pozisyonda oturtun,

·      Kanama varsa direkt baskıyla kontrol etmeye çalışın,

·      Yarada nefes alıyor görüntüsü var ise yarayı örtmekte kullandığınız bezin bir kenarını açık bırakın,

·      Ağızdan hiçbir şey vermeyin.

·      Bilincini ve solunumunu sık sık kontrol edin.

·      Gerekiyorsa temel yaşam desteğine başlayın.

Delici karın yaralanmaları

Karın duvarına isabet eden delici darbeler karın duvarının ve iç organların zarar görmesine neden olabilir. Bu yaralanmalara bağlı olarak iç ve dış kanama ile buna bağlı şok olabilir ve iç organlar dışarı çıkabilir.

·      Yaralının bilincini kontrol edin. Yardım isteyin (112)

·      Bilinci yerinde ise sırt üstü yatırın. Enine bir kesi varsa bacaklarını dizlerinden bükülmüş bir halde karnına doğru yaklaştırın.

·      Dışarı çıkan organlar içeri sokmaya çalışmayın, organların üzerini geniş ve namli bir bez ile örtün.

·      Ağızdan hiçbir şey vermeyin.

·      Bilincini ve solunumunu sık sık kontrol edin.

·      Gerekiyorsa temel yaşam desteğine başlayın.

 

KOPMUŞ UZUV NAKLİ

Yaralanmalarda bir organ kopması görülebilir. Bu gibi durumlarda kopan doku uygun şekilde taşınırsa cerrahi müdahalelerle yeniden fonksiyon görebilecek şekilde tedavisi edilir.

Uzuv kopması durumlarında yapılması gerekenler;

·      Yaralanmanın boyutuna göre gerekiyorsa 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Varda kanamayı durdurun. Kanamaları direkt baskı ve/veya basınç noktalarını kullanarak durdurun. Zorunlu olmadıkça turnike uygulamayın.

·      Yaraya herhangi bir antiseptik solüsyon dökmeyin.

·      Kopan bir dokuyu bir poşete koyup poşetin ağzını su almayacak şekilde sıkıca bağlayın.

·      İçinde kopan dokunun bulunduğu poşeti buz ve su (yarı yarıya) dolu bir poşete veya kaba koyarak yaralı ile birlikte hastaneye ulaştırın.

·      Uzuv tam kopmamışsa, tutan kısmı koruyun.

DİKKAT! Uzuv kopması olan bölgeye uygulanacak antiseptikler ve turnike cerrahi müdahalenin başarılı olmasını etkileyebilir.

 

KEMİK VE EKLEM YARALANMALARI

Kazalarda meydana gelen darbeler sonucu hareket sistemini oluşturan yapıların zarar görmesi olasıdır. Kazaların sonucunda incinme, burkulma, çıkık ve kırık biçiminde yaralanmalar ortaya çıkabilir.

Kırıklar

Travmalar sonucunda kemik bütünlüğü bozulabilir ve kırıklar meydana gelir. Kemik kırıkları iki tiptir;

Açık Kırık: Kırık dışarıya çıkmıştır ve ciltte açık yara vardır.

Kapalı Kırık: Kırık olduğundan şüphelenilen bölgede deri sağlamdır.

Kırık vakalarında ortaya çıkan belirtiler;

·      Ağrı,

·      Şekil bozukluğu,

·      Şişlik,

·      Morarma,

·      Hareket Kısıtlılığı.

Bazı durumlarda kemiğin kırık olup olmadığını anlamak zordur. Emin olmadığınız durumlarda kemik kırıkmış gibi davranın.

Kırık şüphesi durumlarında yapılması gerekenler;

·      Yaralıyı hareket ettirmeyin (ilkyardım zorunlu haller dışında olay yerinde yapılmalıdır). Eğer hareket ettirmeniz gerekiyorsa kırık şüphesi olan yeri destekleyerek, dikkatli ve hafifçe hareket ettirin.

·      Kanama varsa öncelikle kanamayı durdurun.

·      Kırık şüphesi olan bölgeyi bulduğunuz pozisyonda atelle sabitleyin. Kemikler hangi pozisyonda duruyorsa, o durumda tamponlarla destekleyerek sabitleyin.

·      Kemik uçları dışarı çıkmışsa kesinlikle içeri ittirmeyin. Varsa yaralının üzerini nemli bezle kapatın.

·      Kırılan kemiği tespit etmek için atel olarak adlandırılan malzemeler (tahta, metal, sert plastik, karton vs. ) kullanılır.

·      Atelin boyu yaralanan bölgenin iki ucundaki eklemleri geçecek uzunlukta olmalıdır. Aksi takdirde kırık olduğundan şüphelenilen bölgenin hareketsiz ve sabit kalması sağlanmaz.

Not: Eğer yaralıyı hareket ettirmeniz gerekiyorsa tüm tedbirleri alın ve çok dikkatli hareket ettirin.   

Çıkıklar

Bir eklemi oluşturan parçaların yer değiştirmesi sonucu normal eklem ilişkisinin bozulmasına çıkık denir.

Çıkık olduğu düşünülen bölgede;

·      Yoğun ağrı

·      Şişlik ve kızarıklık

·      İşlev kaybı gibi belirtiler görülebilir.

Çıkık durumlarında yapılması gerekenler;

·      İlkyardım da basit kırıkmış gibi davranılmalıdır.

·      Yardım isteyin (112).

·      Eklemi bulunduğu şekilde sabitleyerek hareketi engelleyin.

·      Yerinden çıkmış kemikleri yerleştirmeye çalışmayın. Daha fazla zarara yol açabilirsiniz.

Burkulmalar

Eklem bağlarının aşırı ve ani gerilmesi sonucu bağlarda zedelenme ortaya çıkabilir.

Burkulmalarda ortaya çıkan belirtiler;

·      Ağrı,

·      Kızarma,

·      Şişlik,

·      İşlev kaybı.

Burkulmalarda yapılması gerekenler;

·      Burkulmuş olan eklemin hareketini sıkıştırıcı bir bandajla engelleyerek istirahatını sağlayın.

·      Burkulmuş bölgeyi yüksekte tutarak soğuk uygulama yapın.

·      Burkulmuş olan bölgeyi ovalamayın ve asla masaj yapmayın.

İncinmeler

Üstteki deri tabakasında herhangi bir hasar yani doku kaybı olmamasına rağmen darbe nedeniyle deri altındaki dokularda meydana gelen kanamalarla karakterize yaralanmalardır.

İncinmelerde ortaya çıkan belirtiler;

·      Morarma,

·      Şişlik,

·      Ağrı.

İncinmelerde yapılması gerekenler;

·      İncinmiş bölgeyi dinlendirin.

·      Soğuk uygulama yapın. Bir havluyu sarılmış buz torbası, etkilenen alana yerleştirildiğinde deri altı kanamayı azaltacaktır.

·      Kalp seviyesinin üstünde tutun.

 

YANIKLAR

Isı, kimyasal madde ve elektrik akımı nedeni ile deri ve dokularda hasar görülmesi olasıdır. Yanıklar; derinliği, yaygınlığı ve oluşturduğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelebilir.

Yanıklar deri ve dokularda ortaya çıkan hasara göre 3’e ayrılır.

1.     Derece Yanıklar: Derinin üst tabakası yanmıştır. Deri sıcak ve ağrılıdır.

2.     Derece Yanıklar: Derinin iki tabakası da yanmıştır. Deri üzerinde bül adı verilen içi su dolu kabarcıklar ortaya çıkmıştır.

3.     Derece Yanıklar: Deri ve derialtı dokular da zara görmüştür. Sinir uçları da zarar görmüştür. Bu nedenle ağrı azdır.

Yanıklarda yapılması gerekenler;

Yanıklarda ilkyardımın temel amacı ağrıyı hafifletmek ve daha fazla yaralanmayı engellemektir.

·      Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olun, koşmasını engelleyin,

·      Hasta/yaralı tutuşmuşsa söndürmek için üzerini bir battaniye ile kapatın veya yatıp yuvarlanmasını sağlayın,

·      Yaşam belirtilerinin değerlendirin,

·      Yanan bölgeyi ağrı geçinceye kadar bol su ile soğutun. (En az 10-15 dakika),

·      Soğutmadan sonra yanığın üzerini ıslak bezler ile örtün.

·      Yanan bölgede metal takılar (yüzük, bilezik vs.) ve/veya yapışmış giysiler var ise keserek çıkartın.

·      İçi su dolu kabarcıkları patlatmayın.

·      Yanan bölgeye herhangi bir madde (diş macunu, yoğurt, salça, pudra gibi…) sürmeyin.

 

GÖZ YARALANMALARI

Göz yaralanmaları körük dâhil olmak üzere yaşam boyu sürebilecek ciddi sorunlara yol açabilir. Darbeler ve yabancı cisimlerle oluşabileceği gibi kimyasal maddelerle de göz yanıklarının meydana gelmesi olasıdır.

Gözde yabancı cisim varlığında;

·      Yabancı cisim toz, kirpik vb. bir cisim ise gözü bol su ile yıkayın. Eğer cisim göz kapağının altındaysa, göz kapağı ters çevrilerek pamuklu çubukla alınabilir.

·      Yabancı cisim çıkmadıysa veya batmışsa batan cismi çıkarmaya çalışmayın, gerekiyorsa bezler yardımıyla sabitleyin. Gözler birlikte hareket ettiğinden sağlam gözü de kapatın.

·      Yaralıyı sağlık kuruluşuna ulaştırın.

Gözün kimyasal yanıklarında yapılması gerekenler;

·      Etkilene gözü bol su ile dışarı doğru (en az 10-15 dakika) yıkayın.

·      Yıkama sırasında sağlam gözü kapalı tutun.

·      Yıkama işlemi bittikten sonra her iki gözü kapatarak yaralının bir sağlık kuruluşuna naklini sağlayın.

 

BURUN KANAMALARI

Burun kanamaları genlikle darbeler veya ani basınç değişiklikleri ile ortaya çıkar. Burun kanamalarının büyük çoğunluğu burun boşluğunun ön bölgesinde kaynaklanır. Bu tip kanamaların kontrol altına alınmaları kolaydır.

Burun kanamalarında yapılması gerekenler;

·      Hasta/yaralı sakinleştirilerek endişelerini giderin.

·      Başı hafifçe öne eğik olacak şekilde oturtun.

·      Burun kanatlarına parmaklarınızla 5-10 dakika sıkarak baskı uygulayın.

·      Kanama durmuyorsa yardım isteyin. Yaralıyı sağlık kuruluşuna ulaştırın.

 

BAYILMALAR

Bayılma, beyine giden kan akımının kısa bir süre için azalması sonucu oluşan geçici bilinç kaybıdır. Hasta düşer düşmez veya yere uzanınca beyin ile kalp aynı seviyeye gelir. Beyine giden kan miktarı artar ve bilinç kaybı genellikle kısa süreden ortadan kalkar.

10 dakika kadar süre geçtiği halde bilinç kaybı tamamen düzelmeyen hastalarda ciddi durumların oluşmuş olabileceği düşünülerek sağlık kuruluşuna nakli sağlanmalıdır.

 

İlkyardım olarak yapılması gerekenler:

·      Hayati organlara daha çok kan gitmesi için ayaklarını, alta destek yerleştirerek, 20-30 cm. yukarı kaldırın.

·      Vücudu özellikle boynu sıkan giysileri gevşetin.

·      Hasta kendine geldiğinde dinlenmesini sağlayın.

·      Düşme sırasında olabilecek yaralanmaları kontrol edin.

 

EPİLEPSİ (SARA) NÖBETLERİ

Epilepsi nöbetleri halk arasında bilinen adıyla sara hastalığı, beynin kendi elektriksel akımının aniden boşalmasıyla ortaya çıkan ve genellikle kasılmalar ve bilinç kaybı ile seyreden bir hastalıktır. Kafa yaralanmaları, beyinde kanamalar, tümörler ve iltihaplar sonucu da ortaya çıkabilir.

Nöbetler çeşitli şekillerde görülebilir; kişi otururken dalıp gidebileceği gibi, kasılmalar da olabilir. Hasta bilincini kaybederek yere düşer. Solunum ve dolaşım genellikle normaldir. 5-10 dakikada kendiliğinden sona erer.

Nöbet sırasında yapılması gerekenler;

·      Yardım isteyin (112).

·      Hastanın yaralanmasına neden olabilecek durumlara karşı dikkatli olun.

·      Başını ve kollarını, bir yerlere vurmaması için, battaniye, ceket vb. malzemelerle destekleyerek kendisini yaralamasını engelleyin.

·      Ağzını açmak için ağza herhangi bir yabancı cisim sokmaya çalışmayın.

·      Nöbetin kendi sürecini tamamlamasını bekleyin.

·      Sara nöbeti geçiren hastanın kasılmalarına engel olmaya, çenesini açmaya ve onu uyandırmaya çalışmayın.

·      Nöbet süresi 10 dakikayı aşarsa veya her biri kısa aralıklarla izleyen nöbetler şeklinde ise hastanın hastaneye naklini sağlayın.

Not:

-      Nöbetlerin ne zaman ve nerede ortaya çıkabileceği bilinmez.    

-     Hastaya soğan, sarımsak ve kolanya gibi maddeler koklatmak hiçbir şekilde fayda sağlamaz.

 

KAN ŞEKERİ DÜŞÜKLÜĞÜ

Kandaki şeker düzeyinin düşmesi veya yükselmesi sonucu ilkyardım gerektiren dorunlar görülebilir.

Kan şekerinde düşmenin görüldüğü durumlar;

·      Şeker hastalığı tedavisine bağlı,

·      Uzun egzersizler sonrası,

·      Uzun süre aç kalma.

Kan şekeri düşüklüğü çok tehlikeli olup hastanın kaybedilmesine neden olabilir. Çünkü beynin düzenli ve belirli miktarda şekere gereksinimi vardır. Kandaki şeker azaldığında beyin enerjisiz kalır ve bunun sonucunda beyin hücrelerinde hasar başlar.

Kan şekeri aniden düştüğünde görülen belirtiler;

·      Terleme

·      Hızlı nabız

·      Üşüme, Titreme

·      Aniden acıkma

·      Yorgunluk

·      Bulantı, kusma

·      Bilinç düzeyinde değişiklik, bilinç kaybı

Kan şekeri düşüklüğünde yapılması gerekenler;

·      Hastanın bilinci kapalı değilse şekerli sıvılar içirin.

·      Hastanın bilinci yerinde değil ise yardım isteyin, 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Hastanın soluk yolunu açın, solunumu kontrol edin.

·      Hastayı yan yatırın soluk yolunun tıkanmasını önleyin.

 

KALP KRİZİ

Kalbi besleyen koroner arterlerin çeşitli nedenlerle kalbi besleyememesi sonucu ortaya çıkan tabloya kalp krizi denir.

Kalp krizinde görülen belirtiler;

·      Göğüste basınç ve sıkışma hissi veya ağrı ( Bazı hastalar hiç göğüs ağrısı hissetmezler),

·      Omuzlara, boyna, çeneye veya kola vuran ağrı,

·      Baş dönmesi, terleme, bulantı.

Not: Mide barsak sistemine ait rahatsızlıklar veya kas ağrıları ile karıştırılabilir. Bu nedenle aksi ispatlanana dek şüphelenilen durumlar kalp krizi gibi değerlendirilebilir.

Kalp krizi belirtilerinde yapılması gerekenler;

·      Hastanın bilincini kontrol edin. 112’yi arayarak ambulans çağırın.

Hastanın bilinci açık ise;

·      Hareket ettirmeyin, sıkan giysileri varsa gevşetin.

·      Çevredekileri uzaklaştırarak rahat nefes almasını sağlayın.

·      Rahat etmesi için yan oturur pozisyonda bekletin.

·      Bilincini ve solunumunu gözlemleyin.

Hastanın bilinci kapalı ise;

·      Soluk yolunu açarak solunumu değerlendirin.

·      Gerekiyorsa Temel Yaşam Desteği uygulamalarına başlayın.

Not: hasta asla yürütülmemeli ve sağlık kuruluşuna nakli mutlaka ambulans ile yapılmalıdır.

 

ZEHİRLENMELER

Zehirler, vücuda girdiklerinde organlarda veya organ sistemlerinde hasara hatta ölüme yol açabilen maddelerdir.

Vücuda giriş yollarına göre;

·      Solunum yolu ile (Karbonmonoksit(CO), metan vb. gazlar )

·      Sindirim yolu ile ( Gıda, ilaç, kimyasal maddeler vb.)

·      Deri yolu ile ( Kimyasal maddelere bağlı olarak veya yılan, akrep vb. canlıların sokması sonucu zehirlenme belirtileri ortaya çıkabilir.)

Solunum yolu ile ortaya çıkan zehirlenmelerde görülen belirtiler;

·      Baş ağrısı,

·      Baş dönmesi,

·      Bilinç Bulanıklığı veya bilinç kaybı,

·      Göğüs ağrısı,

·      Solunum ve kalp durması,

·      CO zehirlenmesinde deride mor-kırmızı bir renk.

Solunum yolu ile zehirlenmelerde yapılması gerekenler;

·      Ortamda gaz kokusu duyarsanız patlama olasılığına karşı tedbirli olun.

·      Elektrik düğmeleri asla oynamayın.

·      Yardım istemek amacı ile de olsa ortamda telefon kullanmayın.

·      Kıvılcımlanmaların patlamalara neden olabileceğini asla unutmayın.

·      Kişiyi ortamdan hızla uzaklaştırılıp temiz havaya çıkarın.

·      Yardım isteyin 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Kişiyi kesinlikle yürütmeyin.

·      Bilinç açık ise kişiyi, solunum sıkıntısı nedeni ile ambulans gelene kadar yarı oturur pozisyonda bekletin.

·      Bilinç kapalı ise doluk yolunu açın, solunumu değerlendirin.

·      Solunum varsa kişiyi yan yatış pozisyonunda bekleterek izleyin.

·      Solunum yoksa Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Sindirim yolu ile ortaya çıkan zehirlenmelerde görülen belirtiler;

·      Kramp şeklinde karın ağrısı,

·      Bulantı-kusma,

·      İshal,

·      Uyku eğilimi/bilinç kaybı.

Kişinin neden zehirlenmiş olabileceğine yönelik olarak olay yeri araştırılmalıdır.

Sindirim yolu ile zehirlenmelerde yapılması gerekenler;

·      Kişinin bilinci açıksa ve alınan madde yakıcı bir madde değilse kişiyi hemen kusturun.

·      Zehir danışma merkezini arayın (114).

·      Bilinç kapalı ise yardım isteyin. 112’yi arayarak ambulans çağırın.

·      Soluk yolunu açın ve solunumu değerlendirin.

·      Solunum varsa kişiyi yan yatış pozisyonunda bekleterek izleyin.

·      Solunum yoksa Temel Yaşam Desteğine başlayın.

Not: Alınan madde yakıcı bir madde ( Çamaşır suyu, kireç çözücü vs. ) ise ya da bilinç kapalı ise hasta kusturulmamalı ve kusma olasılığına karşı yan yatış pozisyonunda bekletilerek gözlenmelidir.

Zehir Danışma Merkezi’ni (114) aramadan önce şu bilgiler toplanmalı;

·      Zehirlenme ne ile meydana geldi?

·      Kutudaki / şişedeki miktar ne kadar kalmış, daha önce ne kadarmış, çevreye saçılmış mı?

·      Zehir ne zaman alınmış, hastanın durumu nasıl?

Deri yolu ile ortaya çıkan zehirlenmelerde görülen belirtiler;

·      Deride döküntü

·      Kaşıntı ve kızarıklık

·      Deride kabartılar

·      Şişme

Deri yolu ile zehirlenmelerde yapılması gerekenler;

·      Bilinci kontrol edin. Gerekli ise 112’yi arayarak yardım isteyin.

·      Bulaşmış giysileri keserek çıkartın.

·      Etkilenen bölgeyi bol sabunlu suyla yıkayın.

·      Kimyasal madde toz ise maddeyi bir bez yardımı ile vücuttan uzaklaştırın daha sonra yıkayın.

Isırık ve sokmalar

Doğadaki canlıların ısırık ve sokmaları, insan hayatı için tehlike oluşturabilecek acil durumlar ortaya çıkarabilir. Kedi, köpek gibi evcil hayvanların ısırıklarında enfeksiyon riski oldukça yüksektir.

Bu gibi durumlarda;

·      Isırılan bölgeyi bol sabunlu su ile en az 5 dakika yıkayın.

·      Kanaması varsa kontrol altına alın.

·      Kuduz aşısı için sağlık kuruluşuna yönlendirin.

Not: Kuduz aşısı sadece ısırıklarda değil hayvanın salyasıyla bulaşmış diğer açık yaralarda da uygulanmalıdır.   

Yılan-Akrep sokmalarında yapılması gerekenler;

·      Yarayı bol su ve sabunla yıkayın.

·      Bölgeyi kalp seviyesinin altında tutun.

·      Sokulan bölgeyi elastik bandaj ile sıkıca sarın (Dolaşımı engellemeyecek sıkılıkta olmasına dikkat edin ).

·      Yaralıyı hareket ettirmeyin.

·      Sokulan bölgeyi kanatmayın, kesmeyin. Yarayı asla emmeyin.

Arı sokmasında yapılması gerekenler;

Arılar soktukları zaman iğneleriyle birlikte bağırsaklarının bir kısmını da soktukları yerde bırakır. Neden olabilecekleri alerjik problemlerden dolayı arı sokmaları hayati tehlike oluşturabilir.

·      İğneyi plastik bir kart vb. ile kazıyarak çıkarmaya çalışın.

·      Sokulan bölgeye soğuk uygulama yapın.

·      Kişinin bilincini ve solunumunu takip edin.

·      Alerjik sorunlar mevcut ise 112’yi arayarak ambulans çağırın.

 

DONMALAR

Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur.

Donuklar 3 derecedir.

Birinci Derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir.

İkinci Derece: soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir. Zarar gören bölgede gerginlik hissi olur. Ödem, şişlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir. Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür.

Üçüncü Derece: dokular geriye dönülmez şekilde hasara uğrar. Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.

Donukta yapılması gerekenler;

·      Yardım isteyin (112).

·      Hasta/yaralıyı ılık bir ortama alın.

·      Giysiler ıslaksa kuru giysilerle değiştirin.

·      Bilinç açık ise sıcak içecekler verilebilir.