Bir işyerinin güvenli olması denildiğinde genellikle makineler, elektrik tesisatları veya kişisel koruyucu donanımlar akla gelir. Oysa çalışanların gün boyunca soluduğu havanın kalitesi de çalışma ortamının önemli bir parçasıdır.
Yetersiz veya uygun olmayan havalandırma; çalışma ortamındaki kirleticilerin, tozların, dumanların ve çeşitli kimyasal maddelerin ortamda birikmesine neden olabilir.
Bu nedenle işyerlerinde havalandırma yalnızca konfor açısından değil, çalışan sağlığının korunması açısından da değerlendirilmelidir.
İşyerinde yapılan faaliyete bağlı olarak havaya farklı kirleticiler karışabilir.
Üretim alanlarında toz, kaynak dumanı, kimyasal buharlar veya çeşitli proseslerden kaynaklanan kirleticiler bulunabilir. Ofislerde ise yetersiz hava değişimi çalışma ortamının konforunu ve iç hava kalitesini olumsuz etkileyebilir.
Çalışanlarda;
gibi şikâyetler görülebilir.
Riskin boyutu ise ortamda bulunan kirleticinin türüne, yoğunluğuna ve maruziyet süresine göre değişebilir.
İşyerinde klima veya havalandırma cihazının bulunması tek başına yeterli değildir.
Havalandırma sistemi yapılan işe, ortamın büyüklüğüne, çalışan sayısına ve ortaya çıkan kirleticilere göre değerlendirilmelidir.
Özellikle kirleticinin belirli bir noktada ortaya çıktığı üretim alanlarında, kirli havanın çalışma ortamına yayılmadan kaynağından uzaklaştırılması çok daha etkili olabilir.
Havalandırma sistemleri kurulduktan sonra unutulmamalıdır.
Filtrelerin kirlenmesi, kanalların bakımının yapılmaması veya sistem performansının zamanla düşmesi, beklenen hava kalitesinin sağlanamamasına neden olabilir.
Bu nedenle sistemlerin bakım ve kontrollerinin uygun aralıklarla gerçekleştirilmesi önemlidir.
Çalışanlardan gelen koku, havasızlık veya tahriş şikâyetleri de göz ardı edilmemeli; gerektiğinde çalışma ortamı yeniden değerlendirilmelidir.
İşyerinde kullanılan kimyasallar, gerçekleştirilen üretim işlemleri ve ortaya çıkan toz veya dumanlar risk değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
Gerekli durumlarda iş hijyeni ölçümlerinden yararlanılarak çalışanların maruziyet düzeyleri değerlendirilmelidir.
Buradaki amaç yalnızca ortamı serinletmek veya kötü kokuyu uzaklaştırmak değil, çalışanın soluduğu havayı güvenli hale getirmektir.
İşyerlerinde hava kalitesi gözle görülmediği için bazı riskler uzun süre fark edilmeyebilir. Ancak çalışanların sürekli aynı ortamda bulunduğu düşünüldüğünde havalandırma sistemlerinin iş sağlığı açısından önemi daha net ortaya çıkar.
İstanbul Vizyon OSGB olarak çalışma ortamlarının değerlendirilmesinde yalnızca görünen tehlikelere değil, çalışanların uzun süre maruz kalabileceği çevresel faktörlere de dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Doğru havalandırma, düzenli bakım ve uygun iş hijyeni uygulamaları daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının önemli parçalarıdır.